Mersin Ortadoğu Hastanesi' ne Hoşgeldiniz.
ÇAĞRI MERKEZİ: 444 12 53      

Bebeklerde Dil Gelişimi

Çocukta dil gelişiminin temelleri annenin hamileliği esnasında atılır. Anne karnında yeterli olgunluğa erişen bebek, dış çevreden belirli yükseklikteki sesleri almaya başlar. Bu durum, konuşma becerisinin ilk basamağı olarak kabul edilebilir. Doğum sonrası süreçte ise, çocuğun dil gelişimi sürekli bir şekilde devam eder.

Bebeklerin hayata gözlerini açmalarıyla çevre ile iletişimlerinin başladığı kabul edilir. Bebeklerin ilk aylarda beslenme ve uyku olmak üzere iki temel ihtiyaçları vardır. Bebeklerde sosyal iletişimin karşılıklı olanı, ilk aylarda ‘gülümseme’ şeklindedir. Bebeğin çevresindekiler de ona gülümseyerek ona sevildiği ve şefkat gördüğü mesajlarını verirler. Zamanla bebek bu mesajları daha güçlü olarak alır ve karşılık verir. Böylece konuşma olmaksızın bebekle çevre arasında bir iletişim başlar. Bu iletişim süreci bebeğin yaşı ilerledikçe seslerle de pekişir.

Ağlama, bebeklerin ilk aylarda ihtiyaç ve isteklerini duyurma aracıdır.Anne ve babalar, bebeklerinin ağlama şekillerindenbebeklerinin neye ihtiyaçları olduklarına dair çıkarsamalar yapmaya çalışırlar. Bebeklerin hemen hemen tüm duyuları anne karnındayken gelişmiş durumdadır.Özellikle işitme duyusunun gelişmiş olduğu, anne karnındayken bazı seslere verdikleri tepkilerle gözlemlenebilmektedir.
Bebeklerde dil gelişimi öncelikli olarak alıcı dil ile başlar.

0-3 aylık iken bebekler, konuşan kişinin yüzüne bakmaya başlar, gülümseme ile karşılık verir,ağlama dışında sesler çıkarmaya başlarlar. Bu dönemde bebeğin dil gelişimini desteklemek için, uyanık olduğu zamanlarda yüzüne bakarak, yumuşak ses tonu ile ona hitap etmek, basit cümleler ile konuşmak, hafif ritimli şarkılar söylemek faydalı olacaktır. Bebeğinizin ihtiyacını karşılarken de onunla konuşmak hem alıcı dil gelişimine katkıda bulunacaktır, hem de bebeğinize güvende olduğu mesajını verecektir.

3-6 aylık iken “babıldama”ya da “agulama” denilen bebek konuşması dönemi başlar.

6-9 aylarda bebekler farklı kelimeleri ayırt etmeye, kendi isimlerini tanımaya, çıkarılan sesleri tekrar etmeye başlarlar.Bebeğin bu döneminde yeni kavramlar öğrenmesini sağlamak için belli konular üzerinde konuşmaya (örneğin “kuzucuğun da karnı acıkmış,ona da mama verelim” gibi), karmaşık olmayan resimli kitaplarla kavramları sormaya ve parmağıyla göstermesi için model olmaya çalışabilirsiniz.Bu dönemde ve sonraki dönemlerde resimli kitaplar dil gelişimi için uygun oyuncaklardır.

9-12 aylar arasında bebekler yavaş yavaş anlamsız hece tekrarlarına başlarlar.Çok kısa bazı kelime ve talimatları anlayabilirler, beden dilinin yanı sıra basit seslerle isteklerini dile getirebilirler.

12-18 ay arasında bebeklerin çoğu öncelikle özgül olmayan biçimde ‘anne-baba’ demeye, daha sonra anne-babayı kastederek ‘anne-baba’ demeye,daha sonra da anne-baba dışında 1-2 sözcük söylemeye başlarlar. Birçok kelimenin anlamını bilirler. “Topu babana ver.” gibi talimatları yerine getirebilirler. 15. aydan sonra kelime dağarcığı iyice artan çocuğun her gün yeni bir sözcük öğrenmesi mümkün olmaktadır. Bazı çocuklar öğrendiği sözcükleri daha sonra unutabilirler.Bu dönemde bebeğin tanıdık olduğu nesne ya da kişilerin isimleri sıkça tekrar edilebilir, her gün yaptığı etkinliklerle ilgili onunla konuşulabilir ve onun da söylemesi için ona da sabırla fırsat verilebilir. Mümkünse yaşına uygun olan gerçek resimli kitaplar üzerinden basit hikayeler anlatılabilir. Bir nesnenin ya da kişinin ismini söylediğinde memnuniyetinizi belirtmek için  ona gülümseyin ve o sözcükle ilgili tamamlayıcı bir cümle de siz kurun (örneğin kedi dediği zaman, “evet , ne kadar tatlı bir kedi” gibi).

18-24 aylık olduğunda bebeklikten çocukluk dönemine geçerken artık 2 kelimelik basit cümleler kurmaya başlarlar. Karmaşık talimatları anlar ve yerine getirirler. Çocuğun bu döneminde, ona tekerlemeler, basit çocuk şarkıları öğretmeye başlayabilirsiniz. Yine yaşına uygun resimli kitaplar okuyabilir, resimlere bakarak onun anlatmasını isteyebilirsiniz. Özellikle 24 ay civarındaki dil gelişimi son derece hızlı olduğu için, bu dönmede maruz kaldığı bir yabancı dili unutması çok zor olacaktır. Hayatın ilk evrelerinde öğrenilen yabancı diller hem anadil gibi telaffuz edilebilir, hem de unutulması daha büyük yaşlarda öğrenilen yabancı dillere oranla çok daha zor olur.

Esra Naz ÖZEL
Psikolog

E-Bülten Üyeliği

Haber ve duyurular için üye olun

Bizi Takip Edin:

Hızlı İletişim

Çağrı Merkezi:  444 12 53

Telefon: 0324 357 58 00 / 0541 794 62 34 / 0541 794 60 85 / 0541 794 60 96 / 0553 315 26 96 

Adres: Atatürk Mah. Üniversite Yolu Üzeri 35. Sokak No : 11 Mezitli / Mersin