Kadın Hastalıklarında Laparoskopi

Laparoskopi son 30 yıldır jinekolojide kullanılan açık cerrahiye alternatif bir cerrahi yöntemdir. Laparoskopide hastanın karnına bakmak için açık cerrahide olduğu gibi büyük kesiler yerine küçük bir delikten sokulan bir kamera kullanılır. Hızlı iyileşme süresi, çok az ağrı olması, hastanede kalış süresinin kısa olması ve daha iyi kozmetik sonuçlar laparoskopik cerrahinin hastalar ve cerrahlar için tercih edilmesine yol acmıştır. Aynı zamanda görüntünün kalitesi ve büyütme özelliği ve daha az komplikasyon riskinin olması laparoskopik cerrahinin, jinekolojide geniş kullanımına yolaçmıştır. Laparoskopi, tüp ligasyonu, over kistlerinin çıkartılması, dış gebelik ameliyatları, kronik pelvik ağrının tedavisi, kısırlık, endometriozis ve çikolata kistlerinin tedavisi myomektomi, histerektomi(rahim alınması) , rahim sarkması ve idrar kaçırma ameliyatlarının büyük bir kısmında ilk tercih olmuştur.  Laparoskopinın bütün bu avantajlarının yanında diğer cerrahi yöntemlerde olduğu gibi riskleri ve komplikasyonları da vardır. Özellikle deneyimsiz merkezlerde ciddi damar ve barsak yaralanmaları olabilir.
Açık karın ameliyatlarına göre laparoskopik ameliyatlarda daha az ağrı olmaktadır. Laparoskopik ameliyatlardan sonra hastanede kalma süresi daha kısadır, karındaki kesi daha küçüktür , iyileşme süresi daha kısadır. Ayrıca infeksiyon riski daha azdır. Laparoskopik ameliyatlardan sonra , karın açılarak yapılan ameliyatlara göre daha çabuk iyileşeceksiniz. Laparoskopi çok küçük kesilerden yapıldığı için iyileşme hızlı olmakta ve daha az yara izi oluşturmaktadır

Histeroskopi,

Histeroskopi rahim içini görüntülemek için kullanılan, küçük cerrahi sayılabilecek, bir işlemdir.  Küçük cerrahi dendiğinde basit olduğu anlaşılmamalıdır. Küçükten kasıt hastaya olan anestezi ve ağrı yükünün az olması ve hastanın işlem sonrası aynı gün taburcu olabilmesidir. Histeroskopi, hazne (vajina) yoluyla ve rahim ağzı kanalından ince bir optik mikroskopu rahim içine sokarak gerçekleştirilir. Histeroskopide, tüplerin rahim içine açılan ağızları, rahim içinde herhangi bir kitle veya dıştan basının olup olmadığı, rahim ağzı kanalı ve vajina değerlendirilir. Buraya kadar olan kısmına tanısal histeroskopi denir. Eğer anormal bir duruma rastlanır ve bu durumun giderilmesi için bir müdahale yapılırsa tedavi amaçlı yapılan bu müdahaleye operatif histeroskopi denir. Her histeroskop ile tanısal yapılabilirken her histeroskop operatif işlem için yeterli olmayabilir. Çok ince olduğu için hastaya ağrı sıkıntısı çok az olan ve bu nedenle de genel anestezi ve ameliyathane şartları gerektirmeyen ve muayenehane şartlarında kullanılabilen “ofis histeroskopi” kullanıldığında küçük müdahaleler yapılabilmekte, ancak büyük müdahaleler yapılamamaktadır. Eğer anormal durum büyükse, ya aynı seansta ya da başka bir gün, başka seansta klasik histeroskopi yapılması gerekebilir.
Kimlere histeroskopi yapılır?
Histeroskopi aşağıdaki durumlarda önerilir;
1. Adet kanamalarının fazla olması durumunda,
2. Doğum ya da düşük sonrası bebeğin eşinin (plasenta) veya düşük parçalarının rahim içinde kaldığı düşünüldüğünde,
3. Rahimde doğuştan anatomik bozuklukların (çift rahim, rahimde septum gibi) olduğu düşünüldüğünde,
4. Rahim içine yapılan ameliyat, kürtaj gibi müdahalelerden sonra yapışıklık olduğundan şüphelenilirse,
5. Rahim içinde polip, myom gibi bir kitlenin varlığından veya dıştan basısından şüphelenilirse,
6. Sterilizasyon isteği olan veya tüp bebek öncesi tüplerin bağlanması gereken hastalarda, tüplerin bağlanması işlemi karından yapılan ameliyatla yapılamadığı durumlarda tüplerin ağzının tıkanması için.