Tecrübe Alanı

  • Anksiyete Bozuklukları
  • Obsesif Kompulsif Bozukluk
  • Panik Atak
  • Yeme Bozuklukları
  • Fobiler
  • Agorafobi
  • Davranış Bozuklukları
  • Duygu Durum Bozuklukları
  • Evlilik Sorunları
  • İletişim Problemleri
  • Panik Bozukluğu
  • Kaygı
  • Motivasyon Eksikliği
  • Öfke Kontrol Bozukluğu
  • Ölüm Ve Yas
  • Özgül Fobi
  • Özgüven Sorunu (Kendine Güven Sorunu)
  • Sosyal Fobi
  • Stres
  • Takıntı
  • Travma
  • Vajinismus (Vajinusmus)
  • Evlilik öncesi danışma
  • Oyun Terapisi
  • Okul Korkusu
  • Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)
  • Kardeş kıskançlığı
  • Bağlanma Sorunları
  • Alt Islatma- Kaka Kaçırma
  • Tırnak yeme
  • Ergenlik Sorunları ve Sınav Kaygısı
  • Gebelik ve Lohusalıkta Ruhsal Sıkıntılar
  • Hastalık Kaygısı
  • 2-3 Yaş Sendromu Ebeveyn Danışmanlığı

Tedaviler

  • Bireysel psikoterapi
  • Bilişsel davranışçı terapi
  • Çift terapisi
  • Emdr terapi
  • Çocuk terapisi
  • Ergen terapisi
  • İlişki terapisi
  • Yetişkin terapisi
  • Motivasyonel terapi
  • Depresyon tedavisi
  • Kaygı bozuklukları
  • Davranış bozuklukları
  • Fobilerden kurtulmak

Eğitim

  • 2003 – 2006 Mersin Dumlupınar Lisesi (Lise)
  • 2007 – 2013 İzmir Ekonomi Üniversitesi Psikoloji Bölümü (Lisans)
  • 2014 – 2016 İstanbul Esenyurt Üniversitesi Klinik Psikoloji Bölümü (Yüksek Lisans)

İş Deneyimi

  • 2018 – Halen    : Özel Mersin Ortadoğu Hastanesi – Klinik Psikolog
  • 2018 – 10.2018: SADDAK Psikolojik Danışmanlık Merkezi – Klinik Psikolog
  • 2016 – 06.2016: SMH Danışmanlık Merkezi – Psikolog – Yarı Zamanlı
  • 2014 – 07.2018: Mersin International Port (MIP) – Danışmanlık Hizmeti
  • 2014 – 07.2018: Mersin AVKA Psikoteknik Değerlendirme Merkezi – Psikolog
  • 2014 – 05.2014: Özel Emin Adımlar Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi — Psikolog

Seminer ve Kurslar

  • Çocuk Merkezli Oyun Terapisi – APT Approved Provider – Prof. Dr. Sue BRATTON – 11.2018
  • EMDR I. DÜZEY EĞİTİMİ – Davranış Bilimleri Enstitüsü – Emre KONUK – 11.2017
  • Weshsles Çocuklar İçin Zeka Ölçeği (WISC-R) – Bakanlık WISC-R Zeka Testi Formatörü Murat BULUT – 05.2016
  • MİNNESOTE ÇOK YÖNLÜ KİŞİLİK ENVANTERİ (MMPI) – İstanbul Esenyurt Ünv. – 2015
  • BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ YAKLAŞIMIYLA TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU TEDAVİSİ – Dr. Perin YOLAÇ – 04.2015
  • BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ YAKLAŞIMIYLA SOSYAL KAYGI BOZUKLUĞU TEDAVİSİ – Dr. Perin YOLAÇ – 03.2015
  • BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ YAKLAŞIMIYLA OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUĞU TEDAVİSİ – Dr. Perin YOLAÇ – 02.2015
  • BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ YAKLAŞIMIYLA PANİK BOZUKLUK TEDAVİSİ – Dr. Perin YOLAÇ – 01.2015
  • BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ YAKLAŞIMIYLA DEPRESYON TEDAVİSİ – Dr. Perin YOLAÇ – 12.2014
  • BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ YAKLAŞIMIYLA KLİNİK GÖRÜŞME TEKNİKLERİ VE UYGULAMALI BECERİ – Dr. Perin YOLAÇ – 11.2014
  • VİYANA TRAFİK TEST SİSTEMİ (2007 Norm) – Psikpotek Danışmanlık – 07.2014
  • ÇOÇUK RESMİNİN PEDAGOJİK DEĞERLENDİRİLMESİ – Padem- 05.2014
  • ‘CİNSELLİĞE DAİR’ ÇALIŞMA GRUBU – Uzm. Dr. Yunus Emre AYDIN – 07.2011
  • ULUSAL PSİKOLOJİ ÖĞRENCİLERİ KONGRESİ – Girne Amerikan Unv.-07.2011

Stajlar

  • Mersin Devlet Hastanesi – 2015
  • Mersin E Tipi Açık ve Kapalı Ceza İnfaz Kurumu – 2011
  • İzmir Özel Türk Koleji Anaokulu -2010

Bildiği Diller

İngilizce
İspanyolca

SIKÇA SORULAN SORULAR

Panik Bozukluğu

PANİK BOZUKLUĞU KESİNLİKLE ÖLÜME,  ÇILDIRMAYA YA DA FELÇ OLMAYA YOL AÇAN BİR HASTALIK DEĞİLDİR.

VE

İLAÇTA ISRARCI OLMAK FAYDASIZDIR

PANİK BOZUKLUĞUNUN TEDAVİSİ ÇOK KOLAYDIR YETERKİ BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ YÖNTEMİNİ KULLANAN BİR UZMAN BULUN

PANİK ATAĞI NEDİR?

Panik atağı, kalp krizi değildir.
Panik atak tek başına bir hastalık değildir. Panik bozukluğu hastalığının bir kriteridir. Panik atağının belirtileri ve semptomları aniden gelişir, giderek şiddetlenir ve 10 dakika içinde şiddeti en yoğun düzeye çıkar; çoğu zaman 10-30 dakika (seyrek olarak da 1 saate kadar) devam ettikten sonra kendiliğinden geçer. Panik ataklar herhangi bir zamanda ve yerde olabilir. Mağazada alışveriş yaparken, sokakta yürürken, araba kullanırken hatta evde kanepede otururken bile panik atak geçirebilirsiniz.Bir panik atak, sizi ölmek üzere olduğunuz hissine kaptırır, ancak genellikle ataklar zararsızdır.
Panik Atak Belirtileri Nelerdir?
Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma.
Çarpıntı, kalbin kuvvetli ya da hızlı vurması.

Nefes darlığı ya da boğulur gibi olma.
Soluğun kesilmesi.
Baş dönmesi, sersemlik, düşecek ya da bayılacak gibi olma duyumu.
Uyuşma ya da karıncalanma.
Üşüme, ürperme ya da ateş basması.
Bulantı ya da karın ağrısı.
Titreme ya da sarsılma.
Kendini ya da çevresindekileri değişmiş, tuhaf ve farklı hissetme.
Kontrolünü kaybetme ya da çıldırma korkusu.
Ölüm korkusu.
Bu belirtilerden en az 4 ya da daha fazlası oluyorsa buna panik atak diyoruz. Dörtten daha az belirtiler görülüyorsa Kısıtlı Panik Atağı tanımını kullanırız.
PANİK ATAKLAR NASIL OLUŞUR?
Panik atağı bir korku kuşatmasıdır. Algılanan tehlikeye karşı birdenbire gösterilen tepkidir ve bir takım yoğun bedensel duyumlar (kalp hızında artma, terleme, soluğun kesilmesi, bulantı, bayılacakmış hissi…) buna eşlik eder.   Tehlike algılandığı anda vücut kendini hızlı bir şekilde  ‘savaş ya da kaç’ tepkisi için hazırlar. Bununla beraber kalp atış hızınız yükselir, daha hızlı nefes almaya başlarsınız. Tüm vücudunuz gergin ve harekete geçmeye hazır hale gelir. Kaç ya da savaş tepkisi, bir insanın saldırı ve tehlike ile karşılaştığında verdiği otonom bir tepkidir. Bu tepki öğrenilemez ve öğretilemez. Bir hayatta kalma ve mücadele etme donanımı olarak doğuştan gelir. Tüm bunlar ortada gerçekten hemen başa çıkılması gereken bir tehlike varsa  iyidir. Ancak bu sürekli yaşandığında ise zihin ve beden üzerinde olumsuz etkilere neden olabilmekte, sonuçları günlük yaşamı olumsuz etkileyebilmektedir.
PANİK BOZUKLUĞU NEDİR?
En az bir panik atağı geçirdikten sonra aşağıdakilerden biri ya da ikisinin en az bir ay süreyle olmasıdır.

  1. En az bir panik atağı geçirdikten sonra kişide başka panik ataklarının olacağı ya da bunların olası sonuçlarıyla (kalp krizi geçirme, nefessiz kalma, çıldırma…) ilgili olarak sürekli bir kaygı duyma ya da tasalanma halinin olması.
  2. Ataklara neden olabileceklerini düşündükleri etkinliklerden vazgeçme (spor yapmaktan ya da tanıdık, bilindik olmayan durumlardan kaçınma gibi panik atağı geçirmekten kaçınmak için tasarlanmış davranışların oluşması) ve ataklar sırasında olabileceklere karşı önlem alma.
  • PANİK BOZUKLUĞU NASIL OLUŞUR?

Panik Bozukluğu, beklenmeden ortaya çıkan, özünde zararsız olan ancak  hasta tarafından yoğun korku duyulan  göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes alamama, terleme, titreme, bazen de bulantı ya da karın ağrısı, baş dönmesi, dengesizlik; düşecek ya da bayılacakmış gibi olma, uyuşma ya da karıncalanma gibi bedensel belirtiler, hastayı dehşet içinde bırakır. Bu belirtilerin hasta tarafından kötü bir hastalığın belirtileri olarak değerlendirilmesi ve yanlış yorumlanması sonucunda ‘kalp krizi’ geçirdiğini ya da felç geçirmekte olduğunu zannederek yoğun bir ölüm korkusu ya da felç olma korkusu yaşanması ile ‘öleceğim’, ‘felç olacağım’, ‘çıldırıyorum’, ya da ‘kontrolümü kaybedeceğim’ şeklinde yanlış yorumlanması ile oluşur. Kısaca panik bozukluğu, ‘korkudan korkma’ hastalığıdır.

  • HASTALARIN ACİL SERVİS DENEYİMLERİ

Panik atak belirtilerini yaşayan hastaların çoğunluğu kalp krizi geçiriyorum inancıyla ve ölüm korkusuyla kendini en yakın doktor ya da acil servise atar. Ancak hastanedeki tüm tetkiklerde (film, EKG, BT ve diğer incelemelerde) hiçbir şey bulunmaz, kalp krizinin olmadığı sonucuna varılır. Hastanın nesi olduğu sorulduğunda genelde hasta ve hasta yakınlarına bu durumun stresten olduğu şeklinde bilgilendirme yapılır. O an hasta biraz rahatlayarak evine döner ancak  bir süre sonra yeni bir panik atağı ile aynı dehşet ve korkuyu yeniden yaşayarak hastaneye koşturur. Çünkü panik atağın yoğun etkisiyle hakikaten kalp krizi geçirdiklerini düşünmektedirler. Tekrardan bütün incelemeler yapılır ve bu belirtileri yaşamasına sebep olacak herhangi bir hastalığının olmadığı ve kalp yönünden sağlam olduğu söylenir. Ancak hasta buna ikna olmaz ve teşhis konulamayan bir hastalığım var düşüncesiyle durumu felaketleştiren inançlara sahip olur.

Tekrarlayan panik ataklarla birlikte hastada ‘beklenti anksiyetesi’ oluşur. Ataklar arasındaki sürede hasta ne zaman yeni bir panik atak dalgası gelip beni vuracak diye gergin, huzursuz ve endişeli bir şekilde korkarak beklemeye başlar. Atakların çoğunlukla belirsiz zaman ve yerlerde gelmesi beklenti kaygısını daha çok arttırır. Hastalar atakların olası sonuçlarını düşünerek üzüntü duyarlar ve ölme, nefessiz kalma, denetimini yitirme, çıldırma ya da bayılma kaygılarını taşırlar. Bir süre sonra, panik atağı belirtileriyle başa çıkabilmek ve ataklar sırasında gerçekleşeceğine inandıkları ‘felaketlere’ karşı önlem almak için davranış biçimlerini değiştirirler.
Davranış değişikliklerine verilebilecek örnekler:

  • Yanında ilaç su ya da diğer güvenlik gereçlerini taşıma
  • Bedensel uyarılmada artışla giden, panik benzeri belirtilerin tetiklendiği, spor ya da cinsel etkinlikte bulunmaktan kaçınma
  • Evden ayrılırken yanında birinin bulunması konusunda ısrar etme
  • Panik duygularıyla savaşmak için alkol içme
  • Kafein, alkol ya da benzeri maddelerden uzak durma
  • Sık sık nabzını ya da kan basıncını ölçme
  • Eşinin, her zaman, nerede olduğunu bilmek isteme
  • Sinema ya da lokantada hep çıkışa yakın oturma
  • Bayılacağından  korkan kadın hastanın sokağa çıkmak zorunda olduğu zaman, bayılıp yere düştüğünde bacakları görülmesin diye pantolon giyinmesi
  • Kontrolünü kaybederek çocuklarına zarar vereceğine inanan hastanın önlem olarak evdeki bütün bıçakları kilit altında tutması, çocuklarıyla yalnız kalmamaya çalışması

Panik bozukluğunda en sık ortaya çıkan davranışsal değişiklik ‘agorafobik kaçınma’ nın gelişmesidir. Hastaların % 60 ‘ından fazlası, atakların geleceği yer ve durumlardan kaçınmaya başlarlar.

  • Agorafobi Nedir?

Bir panik atağının yaşanması ya da panik atağı benzeri belirtilerin ortaya çıkması durumunda, yardım sağlanamayabileceği ya da kaçınmanın zor olabileceği ortamlarda ya da durumlarda bulunmaktan korku duymaktır.

‘ Ya kalabalığın içinde aniden gelen çarpıntı, nefessiz kalma, endişe hali beni çok zor durumda bırakırsa? Ya orada yardım isteyebileceğim hiç kimse olmazsa? Tek başıma ne yaparım? Ya ölür kalırsam? Ya çıldırırsam?’gibi felaketleştirilmiş inançlar ve korkular panik bozukluğu hastalarını daima yoklar ve hastanın hareket alanı giderek kısıtlanır.

Agorafobisi olan kişilerin bulunmaktan kaçındıkları ortamlar için verilebilecek örnekler:

  • Kalabalık yerler: Süpermarketler, sinemalar, tiyatrolar, alışveriş merkezleri, spor etkinlikleri
  • Kapalı ve kaçınmanın zor olabileceği yerler: Tüneller, metrolar, dar basık ve küçük odalar, asansörler, uçaklar, otobüsler
  • Araba kullanma: Uzun yollar ve köprüler, karışık trafik. Arabada yolcu olmaktan da zorluk çekebilir
  • Evden uzakta olma: Bazı hastalar, evlerinin çevresinde, belirli, güvenli bir uzaklık belirlerler ve belirledikleri uzaklığın ötesine geçmekte zorlanırlar. Seyrekte olsa, evden çıkmak tümüyle olanaksız bir duruma gelebilir.
  • Tek başına olma: Özellikle yukarıda sözü edilen durumlarda, tek başlarına kalmakta zorlanırlar

PANİK BOZUKLUĞU TEDAVİSİNDE ETKİLİ OLDUĞU KANITLANMIŞ
BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TEDAVİ YÖNTEMİ
Bilişsel-davranışçı terapi, panik bozukluğu tedavisinde etkinliği en iyi araştırılmış yöntem olup, sıklıkla tercih edilir.

Bilişsel davranışçı terapi yöntemine göre panik bozukluğu, stres ile tetiklenen korku sisteminin sonucunda orta çıkan tamamen zararsız olan panik atağı belirtilerinin hasta tarafından yanlış bilgi ve inançlarla kötü bir hastalığın belirtileri olarak yorumlanması ve korkudan korkma halidir.

Bu tedavinin öncelikli amacı, hastanın panik belirtileri ile korkmadan baş edebilmesinin öğretilmesidir. Yani, panik bozuklukta beden duyumlarının yanlış yorumlanması söz konusudur. Tedavi için de yorum hatalarının ve felaketleştirilmiş inançların düzeltilmesi amaçlanır. Bu sebeple yukarıda bahsedildiği gibi, hasta,  panik  ataklarının ve panik bozukluğunun doğası hakkında bilgilendirilir.

Hastalar panik atağı belirtilerini yaşamaktan korktukları için bu belirtilerin yaşana bileceğini tahmin ettikleri durum ve yerlerden kaçınarak kendilerine önlem alırlar. Ancak, bilişsel davranışçı kurama göre korkulandan kaçarsak (uçağa binmeme, kalabalık yerlere gitmeme, araba kullanmama…) o korku hayatımızın tamamını kuşatır ve bu kaçınma davranışları panik bozukluğunun devamlılığını destekler.

Korkuyla baş etmenin en güçlü yollarından biri, korkulan durumla doğrudan karşı karşıya gelmektir. Araba kullanma, kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunma gibi korkulan agorafobik durumlarla karşı karşıya kalma, böylesi durumlarda kalmaktan korkmayla bahşetmenin çok etkili bir yoludur.

Bu tedavide uzman ve hasta bir plan dahilinde hastanın korku ve panikleri nedeniyle tek başına bulunmaktan kaçındığı yer ve durumları en az korku duyulandan en fazla olana doğru listeler, korku seviyesinin en düşük olduğu durumla tedaviye başlanır ve hasta basitleri yapabilir hale geldikçe sırasıyla zor olanlara doğru geçilerek bütün korkulan durumlar bitinceye denk çalışma sürdürülür. Her bir korkulan durum, korku seviyesi düşene kadar tekrar tekrar önce hastanın hayalinde canlandırılır sonra aynı korkulan durumla gerçek hayatta yüzleşmesi,  korkularının üstüne gitmesi sağlanarak korkularını yenmesi amaçlanır.

Panik bozukluğu tedavisinde kişiye soluk alıp verme yeniden öğretilir çünkü hızlı soluk alıp verme panik belirtilerini tetikler. Buna hiperventilasyon adı verilir. Soluk alıp vermenin yavaşlatılması yoluyla, panik atakları sırasında hızlı soluk alıp verme yüzünden daha da kötüleşen belirtilerin azaltılmasına çalışılır.

Panik Bozukluğu tedavisinde ortak kanı, akut dönemde ilaç tedavisinin etkisi hızlı ve güçlü iken, uzun vadede kalıcı başarı sağlamak için bilişsel davranışçı terapinin mutlaka uygulanması gerektiğidir çünkü, ilaç tedavisi belirtilerin geçici olarak ortadan kalkmasını sağlar ilaç bırakıldıktan sonra hastalık daha çok depreşebilirken, bilişsel davranışçı tedaviyle iyileşenlerde bu depreşme daha küçük oranlarda görülmektedir. Bilişsel davranışçı terapi yöntemi ile tedavi olmuş hastaların  5 yıl içinde yeni atak geçirmeme oranları %80’ leri aşmaktadır. Bu yöntemle panik bozukluğunun hayattan bezdirici etkisinden kısa sürede kurtula bilirsiniz.

Oyun Terapisi

ÇOCUK MERKEZLİ OYUN TERAPİSİ

Çocukların dili oyun, kelimeleri ise oyuncaktır. Yetişkinler kadar duygularını anlatabilme ve konuşabilme becerileri gelişmemiştir. Bu nedenle oyunun çocukların deneyimlerini ve duygularını terapistin sağladığı güvenli ortamda ifade etme fırsatı sunduğundan iyileştirici bir özelliği vardır.

Oyun terapisi kontrol ve sınırlamalardan uzak tamamen ilişki ve çocuğun kendi yaratıcılığını ortaya koyması odaklıdır. Bu ilişkide terapist çocuğun gördüğü, duyduğu, hissettiği, dokunduğu şey olur. Çocuğun kendisini ve problemin çözümünü keşfetmesine izin verir.  Böylece çocuk, kızgınlık, üzüntü, korku ya da hayal kırıklığı gibi duygularını rahatlıkla sınırlama olmadan yaşar ve ifade eder. Aynı zamanda  kendini tanımaya ve keşfetmeye başladığı için mevcut problemle ilgili çözümü bulur ve gerçekleştirir.

Çocuk merkezli oyun terapisi 3 – 12 yaş arası çocuklarla çalışırken kullanılan terapi çeşitlerinden kısa sürede en kalıcı davranış değişikliğini yaratan ve en etkili olan terapi şeklidir.

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi Çocukların;

  • İç dünyalarını ve yaşadıkları sıkıntıları anlamalarını
  • Psikososyal gelişimlerini sağlıklı şekilde gerçekleştirmelerini
  • Yaşadıkları sorunlarla ilgili problem çözme yollarını keşfedebilmelerini sağlar.

Çocuk Merkezli Oyun Terapisinin Kullanıldığı Durumlar

  • Saldırgan davranışlar
  • Kıskançlık, öfke ve inatçılık
  • Kaygı ve korkular
  • Travmalar (ölüm, kaza, istismar, hastalık vb.)
  • Cinsel ihmal ve istismar
  • Aşırı çekingenlik ve içe kapanıklık
  • Davranışsal gerileme
  • Özgüven ve sosyal beceri sorunları
  • Boşanma sonrası adaptasyon sorunları
  • Tırnak yeme ve parmak emme
  • Uyku, yeme ve tuvalet sorunları
  • Hiperaktivite ve dikkat eksikliği