Mersin Ortadoğu Hastanesi' ne Hoşgeldiniz.
ÇAĞRI MERKEZİ: 444 12 53      

Solunum Sistemi

Ampiyem

Müzmin (kronik) ampiyemler akciğer ve bronşların iltihaplanması, cerrahi sonrası bronş ile akciğer zarları arası boşluk ile bağlantı oluşması (BPF - bronkoplevral fistül) ya da kalan boşluğun iltihaplanması sonucu olarak rastlanan problemlerdir.. Ampiyemde tedavi 1918'de Graham tarafından tarif edildiği gibi ampiyem boşluğunun boşaltılması (drenaj) ve boşluğun kapatılması esasına dayanır. Etkili bir boşaltım, antibiyotik ve/veya Clagett işlemi ile boşluğun yıkanması başlangıç tedavisinin esaslarını oluşturur. Ampiyem boşluğunun sterilizasyonundan sonra boşluğun kapatılması göğsün plastik işlemi (torakoplasti), kas doldurulması (miyoplasti) veya bunların ikisi uygulanarak sağlanabilir. Kronik ampiyemlerin tedavisi uzundur, ve yan hastalık (morbidite) ve ölümcüllük oranı (mortalite) yüksektir

Pnömotoraks

Göğüs boşluğunun sağ ve sol tarafında yer alan akciğerler, biri göğüs duvarının iç yüzeyini örten diğeri ise akciğerlerin dış yüzeyini kaplayan çok ince 2 kılıfla sarılmışlardır. Akciğer zarı yada plevra adı verilen bu 2 kılıf arasında normalde hava bulunmaz ve bu alandaki basınç negatif değerlerdedir. Akciğer dokusu normalde aynı bir balon gibi büzülme ve sönme eğiliminde olmasına rağmen plevra boşluğundaki bu negatif basınç sayesinde şişkin kalmakta ve nefes alma sırasında solunum kasları ile göğüs boşluğu daha fazla genişletildiğinde içeriye bir miktar hava girmekte, nefes verme ile alınan hava dışarı atılmaktadır. Ancak en zorlu nefes verme sonunda bile akciğerlerde belirli bir miktar hava daima kalmaktadır yani akciğer tamamen sönmemektedir. Akciğeri çevreleyen ve aslında gerçek bir boşluk olmayan bu sanal boşlukta çok az miktarda kaygan bir sıvı bulunur ve bu sayede soluk alıp verme esnasında akciğerler hareket edebilir.

Göğüs duvarı yaralanmalarında olduğu gibi dışarıdan veya akciğer hastalıklarına bağlı olarak akciğer dokusunun yırtılması sonucu içeriden plevra boşluğuna hava girmesi halinde bu boşluktaki basınç negatif değerlerden nötr yada pozitif değerlere yükselir ki bu durumda akciğer kendisini açık tutacak bir güç kalmadığından aynı bir balon gibi söner. Pnömotoraks adı verilen bu durumda sönen akciğer kısmen yada tamamen solunum işlevini yerine getiremez hale gelir.

Yukarıdaki tanımdan da anlaşılacağı gibi pnömotoraks başlıca 2 grupta sınıflandırılır. Travmatik pnömotoraksta göğüs duvarını delerek plevra boşluğuna hava girmesine neden olan bir yaralanma söz konusu iken, spontan (kendiliğinden) pnömotoraksta ise akciğer dokusunun yırtılması ile havayollarımızdan plevra boşluğuna kaçak olması tabloya neden olmaktadır. Spontan pnömotoraks bazen KOAH, akciğer tüberkülozu, astım, akciğer kanseri, bronşektazi, akciğer absesi gibi altta yatan hastalığının akciğer dokusunda yaptığı tahribat ve yırtılma sonucunda bazen de hiçbir akciğer hastalığı olmayan sağlıklı bireylerde ortaya çıkabilir.

Amfizem

Solunum yetmezliğine yol açan en yaygın kronik akciğer hastalıklarından biridir.

Amfizem, akciğerlerdeki hava keseciklerinin (alveol) gerilip genişlemesiyle beliren bir hastalıktır. Bu genişleme hava, keseciklerini birbirinden ayıran ince duvarların yırtılmasına ve dolayısıyla akciğerlerde esneklik kaybına yol açar. Sonuçta akciğerlere hava girişi ve hava keseciklerinde kan gazları (oksijen-karbon dioksit) dengesi bozulur, İlerlemiş amfizem olgularında akciğerler genişlemiş, solmuş ve kurumuştur.Esneklikleri kalmadığından bir yastık gibidirler. Göğüs kafesi açıldığında, akciğerler sönmez, çünkü esneklik kaybı nedeniyle içlerinde hava kalır.

Hidrotoraks

Hidrotoraks Nedir ?

Plevra boşluğuna sıvı birikmesidir.

Etyoloji

Sıvının toplanma nedenleri:

  • Konjestif kalp yetmezliği,
  • Perikardit,
  • Nefrotik sendrom,
  • Siroz,
  • Hipoalbüminemik haller,
  • Selim over tümörleridir.
  • Kanserlerde ve tüberkülozda hemorajik (kanlı) eksuda görülür.

Belirti ve bulgular

Hidrotoraks geliştiğinde hastada;

  • Kuru öksürük, bazen balgamlı öksürük,
  • Dispne (Sıvı alt loblarda kollaps oluşturacak kadarsa hastada ciddi  solunum sıkıntıları görülür.),
  • Taşikardi,
  • Terleme,
  • Halsizlik,
  • Enfeksiyon gelişmişse ateş olur.

Hidrotoraksta yan ağrısı yoktur (Pnömotoraksta ve hemotoraksta ağrı vardır).

Tanı yöntemleri

Akciğer grafileriyle ve torasentezle tanı konur, enfeksiyon açısından değerlendirilir.

Tedavi

Sıvı, torasentezle boşaltılır. Enfeksiyon varsa uygun antibiyotik verilir.

Kistler

Kistler, bedenin çeşitli yerlerinde oluşabilen, içi sıvı, bazen de katı madde dolu olan keseciklerdir. Değişik büyüklüklerde olabilirler.

Kistlerin çoğu selimdir. Başka bir deyişle, kendileri büyürler, ama çevre dokulara yayılma, onları istila etmezler. Vücuda yayılmaz, onları istila etmezler. Öteki dokuları da istila edenler habistir(kanser)
Kistler evde tedavi edilemez. Kanser tehlikesi olduğundan, aşağı yukarı bütün vakalarda, kistin türünün ve doğasının doktor tarafından belirlenmesi gerekir. Çoğunlukla ameliyatla çıkarılır ve laboratuarda incelenir.

Kistler genellikle deri, kemik, meme, gözkapağı, böbrek, karaciğer ve yumurtalıklarda görülür. Bazen iki ya da daha fazla bölümlü olurlar. Birçok küçük kistin bir araya toplanmasına polikist (çok kist) denir.

Kitleler

Over (yumurtalık) kistleri her yaştaki kadının sorunu olabilir aslında. Çok yaygın bir hastalık olmasına rağmen bazı hastalar kendilerindeki rahatsızlığın farkında değillerdir bile... 

Çoğu over kist iyi huyludur ve genellikle 20-44 yaş arası kadınlarda görülür. Özellikle muayene ve ultrasonda elde edilen bulgular, ayrıca bazı kan tahlilleri ayırıcı tanıda bize yardımcı olur. Kistler her zaman infertilite (kısırlık) nedeni değildir. Eğer oluşum sebepleri hormonal düzensizlik ise infertilite görülebilir. Ancak, over kisti ile gebelik oluşabileceği gibi gebelik de over kisti oluşturabilir.

Over kisti yumurtalık dokusundan kaynaklanan, içi genellikle sıvı dolu olup boyutları 2 cmden 30 cme kadar değişiklik gösteren oluşumlardır.

E-Bülten Üyeliği

Haber ve duyurular için üye olun

Bizi Takip Edin:

Hızlı İletişim

Çağrı Merkezi:  444 12 53

Telefon: 0324 357 58 00 / 0541 794 62 34 / 0541 794 60 85 / 0541 794 60 96 / 0553 315 26 96 

Adres: Atatürk Mah. Üniversite Yolu Üzeri 35. Sokak No : 11 Mezitli / Mersin