Mersin Ortadoğu Hastanesi' ne Hoşgeldiniz.
ÇAĞRI MERKEZİ: 444 12 53      

Beyin ve Sinir Cerrahisi

Beyin Ameliyatları

Beyin tümörlerinde cerrahi girişim nasıl yapılır?

Beyin tümörlerinin çoğu için cerrahi girişim, tercih edilen tedavi şeklidir. Kafatasının açılarak tedavinin yapıldığı ameliyat türüne kraniotomi adı verilir. Kraniotomi genel anestezi altında yapılır. Ameliyat başlamadan önce kişinin saçları kesilir. Daha sonra cerrah kafa derisinde bir kesi yaptıktan sonra özel bir kesici alet kullanarak kafatasından bir parça kemiği çıkarır. Açılan bu yoldan tümörün hepsi ya da bir kısmı çıkartıldıktan sonra bu kemik yerin konur ve kesi dikilir. Açılan bu yolun kapatılması için bazen kemiğin kendisi yerine metal ya da başka bir maddeden yapılmış olan materyaller de kullanılabilir.

Ameliyattan önce hastaların hekimlerine sordukları sorular genellikle şunlardır:

  • Ameliyattan sonra kendimi nasıl hissedeceğim?
  • Ağrım olacak mı? Ağrım olursa bunu nasıl gidereceksiniz?
  • Ameliyattan sonra ne kadar süreyle hastanede yatmam gerekecek?
  • Bu ameliyatın uzun süreli etkileri olacak mı? Kesilen saçım tekrar uzayacak mı? Kafatasımdan çıkartılacak olan kemik parçasının yerine başka bir madde kullanılırsa bunun yan etkileri olabilir mi?
  • Normal hayatıma ne zaman dönebileceğim?
  • Tamamen iyileşme şansım ne kadar?

Bazı durumlarda tümör ameliyat edilemez. Tümör beyin sapındaysa ya da ulaşılması zor bir diğer yerdeysa, etrafındaki normal beyin dokusunu zedelemeden tümörü çıkartmak mümkün olmayabilir. Bu durumdaki hastalara radyoterapi veya başka bir tedavi yöntemi önerilir.

 

Ameliyatın yan etkileri nelerdir?

Ameliyattan sonraki ilk birkaç gün içinde başağrısı ve genel bir rahatsızlık hissi sık rastlanan yakınmalardır. Başağrısı genellikle ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir. Ameliyattan sonra hastaların genel olarak halsiz ve yorgun hissetmelerine de sık rastlanır. Bu rahatsızlıkların geçme süresi hastadan hastaya değişir.

Daha nadir olan diğer yan etkilerden biri beyin ödemi gelişmesidir. Beyin dokusu içinde beyin omurilik sıvısı veya kan birikmesine beyin ödemi denir. Bu durumda hastalara steroid hormonları içeren bir takım ilaçlar verilebilir. Dışarıdan yapılan girişimlere rağmen beyin ödemi giderilemiyorsa ikinci bir ameliyatla hastanın beynine bir tüp takılması gerekebilir. Bu tüp cilt altından ilerletilerek karın içine ya da kalp içine gönderilir.

Ameliyattan sonra olabilecek bir diğer yan etki de enfeksiyondur. Bu durumda antibiyotikler kullanılır. Ameliyat sırasında normal beyin dokusu da zedelenebilir. Bu durumda düşünme, görme ya da konuşma ile ilgili sorunlar olabilir. Hastada kişilik değişiklikleri ortaya çıkabilir. Kişi havale geçirebilir. Bu sorunların çoğu zamanla azalır veya ortadan kalkabilir; ancak bazen bulgular kalıcı olabilir.

Boyun ve Bel Fıtık Ameliyatları

Boyu, sırt ve bel çevresinde yer alan kaslar, omurilikten çıkan sinirler aracılığıyla çalışırlar. Emirleri, omurilik aracılığıyla beyin verir. Beyin çalışmasıyla ilgili duyarlılıklar sonucu, bel, sırt ve boyun bölgesindeki kaslar uygun emirler alamazlar.

Beyine bu bölgelerden omurilik aracılığıyla, kasların durumu hakkında bilgi de gider. Duyarlı olan beyin bu bilgileri yanlış değerlendirebilir. Uzun süreli olan bel, boyun ve sırt ağrılarının esas nedeni beyin duyarlılığıdır. Beyin duyarlılığı sonucu oluşan ağrılara, beyin duyarlılığının diğer belirtileri de sıkça görülebilmektedir.

Filmlerde görülen ve fıtık, kayma, kireçlenme olarak tabir edilen sonuçlar, ağrıları olmayan insanlarda da görülebilir. Bu oluşumlar nadiren ağrı nedeni olabilirler. Fiziki açıdan hiç kimsenin mükemmel olamayacağı gibi, iç organlarımız da mükemmel değildir. Bu oluşumlar normalin içinde olabilen çeşitliliklerdir. Gerçek bel ve boyun fıtığı nadir görülür. Esas belirtisi kollarda ya da bacaklarda felç gelişimidir. Tedavisi için ameliyat gereklidir. Felcin olmadığı ağrılarda ileride felç gelişmeden fıtık ameliyatı olmak gerekir. sözünün geçersiz olduğu batı tıbbında yıllar önce anlaşılmıştır.

Fizik tedavi kasları gevşetmek için yapılır. Bu nedenle etkisi geçicidir ve nedene yönelik değildir. Nöroterapi, nedene yönelik tedavi özelliği ile dirençli ağrılarda iyi sonuçlar veren bir yöntemdir.

Bacak AğrısıCerrahi tedavinin amacı, omurilik ve sinir dokusuna olan basıyı kaldırmaktır. Böylece hastanın, ağrısının geçmesi, uyuşma-kuvvetsizlik gibi bulgulardan kurtulması sağlanır. Uygun zamanda ve tecrübeli ellerde yapılan bu girişimler çok iyi sonuç verir. Bu gün için kullanılan yegane yöntem servikal mikrodiskektomidir. Bazı hastalarda, mikrodiskektomiyle beraber, çıkartılan kıkırdağın yerine vücuttan alınan bir kemik veya sentetik protezlerde uygulanır.

Bel Kayması

Bizi taşıyan omurga dediğimiz kemiklerimiz vardır. Bu kemiklerin iç yüzeyleri ve dış yüzeyleri bir çizgi halinde giderler ve birbirinin tam üstünde olacak şekilde birbirlerini takip ederler.

Eğer bu omurgalar üzerinde kayma olursa bu omurgalar üzerindeki düz çizgi bozulur. Bunun sonucunda bir omurga diğerine doğru daha öne çıkar. Bel kayması denilen olay temelde bundan ibarettir.

Bu kayma olayı sonucunda bu omurganın arkasından geçen omuriliğimiz sıkışır ve her iki bacakta ağrı, uyuşukluk yanma gibi hisler meydana gelir. Yürürken sık sık durmak zorunda kalırız.

Bu bel kayması doğuştan oluşabileceği gibi bir düşme, kaza veya ağır doğum sonucunda da oluşabilir.

Çocukken genellikle hepimiz bir şekilde düşmüşüzdür. Bu tip kazalarda belimizde bir kayma oluşabilir. Bu kayma bir ömür boyu sabit kalabilir veya hayatımızın bir döneminde hareketli hale gelebilir.

Özellikle bayanlarda menapoz sonrası veya erkeklerde de kemik erimesi sonrası bu kayma aktif hale gelir ve daha hareketli olmaya başlar.

Tüm Omurga Ameliyatları

Toplumda endoskopik disk veya laserle yapılan disk ameliyatları diyede kimilerimizce yanlış-doğru adlandırılmaktadır. Omurgaya bu şekilde olan yaklaşımlarda cilt kesisi yaklaşık 1 cm dir, ameliyat esnasında kullanılan tubuler retraktörlerin veya ekartörün çapı 18 mm dir, ve bu delikten bir endoskopta sokulduğu için bu yöntemler minimal invasivdir.

Şehir efsanesi haline gelen MIS cerrahisi, ağrısız, kansız yapılan bir ameliyatın tarifidir toplumda. MIS cerrahisi bir hayal değil, gerçektir. Bu cerrahi tarzı nadir bu işe gönül vermiş bazı kliniklerde yapılmaktadır.


Tubuler retraktörler, kasları ve yumuşak dokuyu birbirinden ayırdığı için bu dokulara daha az zarar verilir, bu dokularda daha az travma olur. Sonuç olarak daha az ağrı hissedilir. Bu tüpler içinden yapılan ameliyatlarda özelleştirilmiş ameliyat ekipmanları ve mikroskopik veya endoskopik görüntüleme kullanılır.

Endoskoplar, ışık kaynağı ve kamerası olan ince tüplerdir. Cerrahi sahadaki retraktörler içinden ameliyat sahasına sokulurlar. Bu şekilde cerraha, cerrahi sahayı veya operasyonun yapılacağı bölgeyi monitörden izleme olanağı sunar.

MIS cerrahisinin hastaya faydaları;

Çoğu hastanın omurga cerrahisi sonrası aktif çalışma yaşamına dönme süresi uzun olmakla beraber,  sportif aktivitelerini gerçekleştirebilme beklentilerini aylar sonraya ertelerler. Tüm bunlara ilaveten yaşlı hastalar (cerrahi açıdan riskli olan grup), obez, travma veya deformite gibi kompleks spinal problemi olan hastalarda "sen ameliyattan fayda görmessin" şeklindeki ithamlarla ameliyattan soğutulmaktadır. MIS cerrahisi, çoğu hastanın yüksek beklentilerini karşılar.

MIS cerrahisi sayesinde;

1-      Kaslar ve yumuşak dokular korunur
2-      Ameliyat sonrası enfeksiyon riski düşüktür
3-      Çoğu MIS cerrahilerinde hasta günübirlik yatırılır
4-      Kanama riski daha azdır
5-      Ameliyat sonrası ağrı şikayetleri daha azdır
6-      Hastanede kalış süresi daha azdır
7-      Unutmayın ki kozmetik olarak küçük insizyonlar hastalar açısından tercih edilendir
8-      İyileşme hızlıdır
9-      Hastaların gündelik işlerine dönmeleri daha hızlıdır.

MIS ile tedavi

Çok yakın zaman kadar tüm omurga ameliyatları açık cerrahi şeklinde yapılmaktaydı. Teknolojik ilerlemeye omurga cerrahiside ayak uydurdu, Cerrahi el aletlerindeki gelişmeler, cerrahi teknik ve görüntüleme rehberliğindeki cerrahi (image-guided surgery)tekniklerdeki ilerlemeler, bioteknoloji  ve implantlardaki teknolojik gelişmeler MIS'in güveninirliğini ve etkinliğini omurga cerrahisinde arttırmaktadır.

MIS aşağıdaki durumlara uygulanabilir;

1-      Boyun veya bel fıtığı 
2-      Dejeneratif skolyoz
3-      Boyunda veya belde dar kanal
4-      Bel kaymalarında

MIS prosedurleri ve teknikleri, birçok spinal problemi çözmede güvenilir ve etkili yöntemlerdir.

Bu yöntemler oldukça teknik konular olduğundan, MIS cerrahi eğitimini almış ve yeterince vaka yaparak tecrübe etmiş cerrahlar tarafından uygulanması hastalar açısından faydalıdır.

Sinir Sıkışması Ameliyatları

Karpal tünel sendromu (KTS) median sinirin bilek düzeyinde sıkışması ile ortaya çıkan semptom ve bulgular topluluğuna verilen isimdir.

Karpal tünel bilek düzeyinde yer alan ve median sinir ile birlikte çok sayıda tendon ve damarın geçtiği fonksiyonel bir kanaldır.

Median sinir önkol boyunca uzanır ve bilek seviyesinde karpal tünelden geçerek ele girer. Elde ilk 3 parmağın tamamı (başparmak, işaret ve 3. parmak) ve 4. parmağın bir kısmının duyu ve motor sinir iletisini sağlar.

KTS elin ilk üç parmağında uyuşma, karıncalanma ile ortaya çıkar. 

Parmaklarda ve elde hissizlik veya yanma duygusu, el bileğinde öne doğru çıkan veya avuç içine yayılan ağrı izlenebilir.

Hissizlik veya ağrı gece daha kötü olabilir ve uyandırabilir.

Sıklıkla, bu durum elin veya bileğin zorlayarak kullandığı bir günün sonrasında olur ve eli sarsmak veya kalkıp biraz dolaşmakla rahatlar.

İlerleyen vakalarda dirseğe ve hatta omuza kadara uzanan ağrılar hissedilebilir.

Yumruk yapma gücünde azalma, elinden taşıdığı nesneleri düşürme motor gücün azaldığını ve hastalığın ilerlediğini gösterir.

E-Bülten Üyeliği

Haber ve duyurular için üye olun

Bizi Takip Edin:

Hızlı İletişim

Çağrı Merkezi:  444 12 53

Telefon: 0324 357 58 00 / 0541 794 62 34 / 0541 794 60 85 / 0541 794 60 96 / 0553 315 26 96 

Adres: Atatürk Mah. Üniversite Yolu Üzeri 35. Sokak No : 11 Mezitli / Mersin